Acus (iğne), punktura (batırmak) anlamına gelmektedir. AKUPUNKTUR vücudun belli noktalarını özel ince iğneler kullanarak uyarmak suretiyle gerçekleştirilen en eski ve doğal tıp sistemidir. Kullanılan iğneler ilaç enjeksiyonunda kullanılan iğnelerden çok incedir ve uçları onlarınki kadar keskin değildir, acı vermezler.

AKUPUNKTUR diğer medikal tedaviler kadar etkili ama yan etki olmayan bir tedavidir. Bir çok ülkede binlerce yıldır değişik şekillerde uygulanmaktadır. Geleneksel Çin, 5 element, 6 enerji, dermatomal, kulak, el, scalp AKUPUNKTUR'U şeklinde değişik uygulama metotları vardır; hiç bir metot diğerinden üstün değildir ancak değişik hastalıklarda farklı stiller üstünlük gösterir (felçte uygulanan Scalp AKUPUNKTUR'U gibi). Kullanılacak teknik tamamen uygulayan doktorun deneyim ve eğitimine bağlıdır.


Akupunktur'un Tarihi


Anavatanı Çin olarak bilinmektedir, ilk doğuşu 5000 sene öncelerine dayanır. M.Ö. 250 yıl evvel yazılan Hugandi Nei Ching adlı kitap ilk yazılı bilgileri içerir. II Cshang Hanedanı dönemine ait arkeolojik kazılarda tıbbî konuların anlatıldığı taşlar ve iğneler bulunmuştur. Noktaların yerleşimini gösteren şemalar ilk olarak M.S. 317-581 yılları arasında çizilmiştir. Avrupa'ya ilk bilgiler ve kitaplar M. S. 1600 yıllarında gelmiştir, Fransa, İngiltere, Almanya ve Avusturya'da ilk kitaplar basıldı. ABD'nin ilgisi 1972'de Cumhurbaşkanı Nixon'ın Çini resmi ziyareti sırasında ekipte hastalanan bir kişinin AKUPUNKTUR anestezisiyle ameliyat edilmesiyle başladı. Daha sonraları Amerikalı doktorlar gruplar halinde gelip AKUPUNKTUR'U Çin'de öğrenmeye başladılar. Batı tıp bilgileri M.S. 1600 yıllarında Çin'de öğrenilmeye başlandı. Çinliler o zamana dek tüm sağlık problemlerini AKUPUNKTUR'LA giderdiler. Türkiye'de ki duruma gelince: ilk uygulayıcı olarak yaklaşık 55 yıl evvel Dr. Kayır Doy'u görmekteyiz. 1991'de sağlık bakanlığı AKUPUNKTUR yönetmeliğini çıkarmıştır ve yeterli gördüğü doktorlara uygulama ruhsatı vermektedir. Şu anda yasal olarak uygulanmaktadı.


Tedavi mekanizması


Üç önemli mekanizma vardır ;



•Vücut kimyasallarını harekete geçirir özellikle doğal ağrı kesicileri.

•Sinirleri etkiler ve yararlı refleks cevapların doğmasına neden olur.

•Vücudun doğal elektro-manyetik alanlarına etki eder.



Ağrıyı gidermesinin nedeni vücuttaki doğal opiatların artmasını sağlamasıdır. Ancak astım, irritabl kolon ve kalp hastalıklarına da etkileri olduğu görülmüştür. Buna göre görülüyor ki opiatlar sadece merkezi sinir sisteminde ağrı kesici olarak etkili değil, aynı zamanda periferik sinirlerde akciğer vasküler yatağında, bağırsakta, beyaz kan hücrelerinde de etkilidir. AKUPUNKTUR sadece opiatları değil diğer vücut kimyasallarının da salınımını stimüle eder (bu salınımlar negatif geribesleme mekanizması ile çalışır). Noradrenalen, seratonin, nerotransmitter maddeler, hipofizer - hipotalamik hormonlar, tiroid, sürrenaller, gonadal hormon sentezlerini düzenler. AKUPUNKTURun etkisi kesinlikle plasebo değildir. Vücudu destekler. Bu yüzden vücut kendi kendini onarır. Dışarıdan yapay bir kimyasal verilmediğinden yan etkisi yoktur.Aksine temel amacı vücut dengesinin (homeostasis) sağlanmasıdır.


Uygulama

AKUPUNKTUR'DA asıl olan yaşam gücü (chi) nin aktığı varsayılan kanallar üzerindeki AKUPUNKTUR noktalarının uyarılmasıdır Bu uyarılar başta iğnelerle (altın, gümüş, çelik gibi metallerden yapılmış) olmak üzere, lazer ışınları göndermekte, yapılan iğnelere elektrik akımları (elektrostimülasyon) vermekle, noktaları ısıtmakla, (moxibisyon) gerçekleştirilir. Vücutta 1000' e yakın nokta vardır ve her birinin fonksiyonu ayrıdır.

Bir de kulakta hastalık hallerinde ortaya çıkan noktalar vardır (korrespondant). Muayenede hasta için uygun noktalar tesbit edilir. Bir tedavi programı çıkar ortaya ve hastaya özel noktalar seçilen teknikle uyarılır.