Pankreasdan köken alan tümörlerdir. Pankreas karın en arka bölümünde yerleşmiş, yaklaşık 15 cm uzunluğunda, mide, oniki parmak barsağı ve kalın barsakla ön yüzü tümüyle kapatılmış bir organdır. Birçok önemli görevi olmakla birliktr, alınan gıdaların sindiriminde ve kan şekerinin dengede tutulmasında önemli rol oynamaktadır. Pankreas kanserleri organın her bölgesinden gelişmekle birlikte en sıklıkla baş bölgesinden gelişmektedir. Yine en sıklıkla salgı yapan hücrelerden köken alırlar ve adeno-kanser olarak adlandırılırlar. Çok sıklıkla 65 yaş ve üzeri kişilerde gelişir. Erkeklerde daha sık görülür.


Nedenleri


Günümüzde genetik yapısı (tohum) ile oynanmış hormonlu sebze ve meyvelerin tüketimi, kozmetik ve temizlikte kullanılan kimyasallar (parfüm, deterjan, şampuan vb.) ve modernleşme ile birlikte gelen sanayileşme (fabrika, egzoz) gibi faktörler ile antijen (yabancı) maddelerin gelişmiş organizma olan insan bedenine girmesi kacınılmazdır. Şekerli ve gazlı içeçekleri daha çok tüketen kişilerde daha tetikleyicidir.


Belirtileri


Sarılık; En sık ve en erken ortaya çıkan belirtidir. Başlangıçta gözlerde ortaya çıkar, daha sonra deride sararma olur, idrar renginin koyulaşarak 'çay renkli idrar' yapma takip eder ve nihayet 'camcı macunu' olarak tanımlan dışkının açık renk alması ile sonuçlanır. Sarılığın nedeni, karaciğerde yapılan biluribun maddesinin, pankreas kanseri tarafından safra yolunun tıkanarak oniki parmak barsağına olan atılımın engellenmesidir.

Ağrı; Önceleri müphem karın ağrısı olarak tanımlanan, hafif bir rahatsızlık hissi şeklindeyken, ileri dönemde sırta vuran karın ağrısı şeklini alır. Künt tabiatlıdır. Şişkinlik ve hazımsızlık belirtileri ile sıklıkla birliktedir.

Kilo kaybı; Şişkinlik, hazımsızlık ve iştah kaybı ile birlikte yetersiz gıda alımı sonucunda hasta kilo verir.

Diyabet; Aniden ortaya çıkan, genellikle aile öyküsü olmadan gelişen şeker hastalığı hastalığın belirtisi olabilir.